27 Mart 2022 Pazar

Nasıl İş Bulunur?

Bugün iş hayatında olan bir mühendis olarak iş bulma ile ilgili kendim uyguladığım yöntemleri paylaşmak istedim. İş hayatımda yedinci yılı geride bıraktım. Bu sürede sayısız iş mülakatına girdim ve şu anda dördüncü şirkette çalışmaya devam etmekteyim.

 

Şimdi yapılacak olanların üzerinden madde madde geçelim.

 

1)    CV Hazırla!

İş arıyorsanız öncelikle kendinizi çok iyi tanımanız gerekmektedir. Bunun için ilk önce CV hazırlamalısınız. Bunun için internette birçok örnek bulabilirsiniz. Tavsiyem eğer yabancı diliniz varsa ve mesleğinizde yabancı dil önemliyse o dilde de bir CV hazırlamanız sizin yararınıza olacaktır.

 


Bu ilk maddenin belki de en zor kısmına geldik. CV'de yazdığımız bilgi ve becerilere ne kadar hakimiz? Bu konuda gerçekten kendinize dürüst olun. Bildiğimize tam olarak inanmadığımız şeyleri iş görüşmesinde bir başkasını ikna edemeyiz. Eğer eksiğimizi bilmezsek bu hiçbir şekilde iyi hale getiremeyiz.



2)    Kariyer. Net ve Linkedn hesaplarınızı açın!

Bu sitelerdeki hesaplarınızı hazırladığınız CV’ye göre doldurun. Linkedn’e ayrı bir yer ayırmak gerekir. Bu platform başlı başına bir yazı konusu olmakla birlikte kısaca iş hayatının sosyal platformu olarak ortaya çıkmıştır. Burada facebook gibi bir profil oluşturup şirketlerde çalışan profesyonellerle takipleşip arkadaş olabiliyorsunuz. Ayrıca takip ettiğiniz şirketlerdeki güncel haberleri ve iş ilanlarını da bu sitede bulabilirsiniz.

 

 

3)    Özellikle mühendislikle ilgili iş ilanlarının birçoğu bu iki site üzerinden yürüyor. Buna benzer birçok site mevcut, dilerseniz onları da incelersiniz. Aradığınız pozisyonları bu sitelere kaydederseniz yeni bir ilan açıldıgında size bildirim gelecektir.

Sizin başvurduğunuz ilanda büyük bir ihtimalle yüzlerce kişinin aynı ilana başvurduğunu göreceksiniz. Şirketin bu yüzlerce kişiyle mülakat yapması mümkün değildir. Siz başvuru şartlarını birebir sağlasanız bile mülakata çağırılmayabilirsiniz. Şirketler genelde bir pozisyon için ortalama 8-10 kişiyle insan kaynakları aracılığıyla mülakat yapar ve bunun yarısı ile çalışılacak olan yönetici ile mülakat yaparak pozisyondaki alımı sonuçlandırılır. Gördüğünüz gibi çoğu kişi daha CV’si incelenirken elendi. Burada öne çıkmak yani fark edilmek için bu işe neden uygun olduğunuzu belirten bir önyazı yazmanız size büyük bir avantaj sağlar. Eğer ilanda yabancı dil isteniyorsa bunu göstermek için güzel bir fırsattır. Bu arada her pozisyona ve şirkete ayrı ayrı yazmak, sizin bu işe değer verdiğinizi gösterecektir.

 

Aslında burada iş ararken yapılacakları bir sırayla ve sanki iş arayacağınız zaman yapacakmışsınız gibi anlatmış olabilirim. Olması gereken üniversitede ya da çalışırken bunları sürekli yapmanızdır. Elbette iş değiştirmek ya da okulunuzdan dolayı çalışmayacaksanız sürekli iş ilanı takip etmemelisiniz. Fakat kendinizi sürekli hazır tutmalısınız. Öğrenciyseniz iş ilanlarında talep edilen bilgi ve becerileri sağlamaya çalışırsınız. Ya da profesyonel olarak çalışırken firmaların neleri çalışanlarından beklediğini öğrenip bu yolda kendinizi geliştirebilirsiniz. Bir fırsat karşınıza geldiğinde siz zaten hazır olacaksınız!

Öğrenmek ve kendini geliştirmek doğumdan ölüme kadar hiç durmayacak bir süreçtir. Özellikle iş dünyasında her şey teknolojiyle birlikte inanılmaz bir hızla değişiyor. Bu değişimlere ayak uydurmak sadece yeni başlayan üniversite mezunların değil, mevcutta çalışan kişilerin de başlıca görevidir.

 

Hepimizin mutlu bir şekilde gideceği bir işi olması dileğiyle….


9 Mayıs 2021 Pazar

Nefis Limonlu Cheesecake Tarifi

Peynirle aramda çocukluğumdan beri mesafe olmasından olayı içinde peynir olan tatlılardan da doğal olarak uzak duruyordum. Uzun ısrarlar sonucu denediğim bir chesecake'de, hoşuma gitmeyen o peynir mayası kokusu olmamasından dolayı peynirli bir tatlıyı yedim. Daha sonrasında bunun nasıl yapıldığını ve evde nasıl yapabileceğimi araştırmaya başladım. Birçok tarif okuyup izlememin sonucunda youtube'de "burcu eminoglu" adında kanalı olan Burcu Hanım'ın tarifini birkaç farklı dokunuşla denemeye karar verdim. Tariflerinden bazılarını daha önce de denediğim ve iyi sonuç aldığım için bu tarifi seçtim.


Burada tarifi yaparken not olarak belirteceklerimi atlamadan uygularsanız muhteşem sonuç alacağınızdan şüphem yok. Şimdi malzemelerle başlayabiliriz.

Tabanı için:

  • 260 gr (2 paket) yulaflı bisküvi (eti burçak kullandım)
  • 3 yemek kaşığı eritilmiş tereyağı

İçi için:

  • 600 gr labne
  • 1 su bardağı toz şeker
  • Yarım paket (100 ml) krema
  • 4 adet orta boy yumurta
  • 1 paket şekerli vanilin
  • 3 yemek kaşığı nişasta

(22-23 cm kelepçeli kalıp kullandım)

Limon sosu için:

  • 2 adet limon kabuğu rendesi
  • 2 adet limon suyu(80 ml)
  • 4 yemek kaşığı toz şeker
  • Yarım yemek kaşığı nişasta
  • 1 orta boy yumurta
  • Yarım yemek kaşığı tereyağı
Öncelikli olarak tabanını yapmaya başlayalım. 2 paket bisküviyi rondo ile un haline gelene kadar çekelim. Üzerine erimiş olan 3 yemek kaşığı tereyağını döküp iyice karıştıralım. Burada yağı biraz azaltabilirsiniz ama 2 yemek kaşığının altına indiğinizde tabanda çatlamalar oluşacaktır.

Kek kalıbının tabanını çıkarıp yağlı kağıt koyduktan sonra kilitleyelim ve bisküvi yağ karışımını kalıbın içine dökelim. Ben kalın taban sevdiğimden dolayı sadece tabana yaydım. Siz daha ince taban seviyorsanız yanlara 2 parmak yukarı çıkacak şekilde yayabilirsiniz. Size kıvamı bütünleşmeyecek gibi gelse bile ilave yağ eklemeyim ve üzerine bardağın arkasıyla bastırarak düzleyelim. 200 dereceye ısıtılmış fırına 7-8 dakika pişmesi için koyalım. Çıkardıktan sonra soğuması için bekletelim. Fırından çıktıktan sonra bu şekilde bir görüntüsü oldu. Fırını 180 dereceye chesecake'yi pişireceğimiz sıcaklığa ayarlayalım.
 

Fırına tabanı koyduktan sonra kremasının hazırlığına geçelim. 600 gram labne peynirinin varsa suyunu süzerek bir kaba alıp üzerine 1 su bardağı şekeri koyarak elle karıştıralım. 


Not 1: Malzemeler oda sıcaklığında olmalı.
Not 2: Cheesecake'in kabarmaması ve içinde hava kabarcığı kalmaması için mikser kullanmayı elle karıştırılmalı.

Şeker eriyip pürüzsüz bir kıvam aldığında oda sıcaklığındaki krema, nişasta ve vanilin ilave edip karıştırmaya devam edelim. Yumurtaları kırıp iyice karıştıralım. Chesecake için kremamız hazır.


Kremamızı fırından çıkan ve ılık olan tabanımızın üzerinde dökelim. 180 dereceye ayarladığımız fırının içine bir kasede kaynar suyu hazırlayıp tabana bırakalım. Fırının ortasına chesecake'mizi koyup 1 saat pişirelim. Bu sırada fırının kapağını açmamaya özen gösterelim. 


1 saat sonunda fırını kapatalım ve kapağını açmadan soğumaya bırakalım. Bu sırada limonlu sosumuza geçebiliriz.

Not 3: Fırının kapağını açtığınızda hızlı soğumadan dolay üzeri çatlayacaktır. 

Limonlu sos için 2 adet limonun kabuğunu beyaz kısımlarını almayacak şekilde rendeleyelim. Suyunu da sıkıp rendelenmiş limon kabuklarının üzerine ekleyelim. Nişasta, şeker ve yumurtayı da ekleyip iyice karıştırıp ocağa alalım. Burada sürekli karıştırarak bir muhallebi yapıyoruz. Kaynamaya başladıktan sonra tereyağını ekleyip eriyene kadar karıştıralım.


Not 4: Limon sosu için verilen şeker ölçüsü ile sos ekşi olmaktadır. Tatlı seviyorsanız tadına bakıp şeker miktarını arttırabilirsiniz.

Fırından çıkardığımız cheesecake'mizin üzerine limon sosunu dökelim. Fırından çıkan cheesecake'mizin kıvamı size yumuşak ve sulu gelebilir fakat buzdolabında soğuduktan sonra katılaşacaktır. 

Not 5: Limon sosunuzun pürüzsüz olmasını isterseniz süzekten geçirip süzebilirsiniz.

Oda ısısında 1 saat dinlendikten sonra buzdolabında en az 8 saat dinlendirmenizi tavsiye ederim.


Dolaptan çıkardıktan sonra kelepçenin etrafından bir bıçakla geçip kelepçeyi çıkarabilirsiniz. Daha sonra servis yapabilirsiniz.


Şimdiden afiyet olsun.

11 Temmuz 2020 Cumartesi

Bozuk LED El Feneri Tamiri

Küçük yaştan beri elektrikli aletlerin içinde ne olduğunu hep merak etmişimdir. Fakat bu merak bozulan ya da bozulmayan aletlerin tornavida ile içini açıp ne olduğunu bilmeden bakmamın ötesine geçemedi. 

Çalışma hayatına geçtiğimde fabrikadaki bakım onarım çalışmalarını yakından takip ederek öğrendiklerimle artık içini açtığım aletlerin hangi bileşenlerden oluştuğunu çalışma sistemini anlamaya başladım. Anlamadığım yerleri de internetten araştırarak öğrenmeye devam ettim. Araştırıp öğrendikçe bir bilgi birikimi oluşmaya başladı. Bu teorik bilgiyi elektrikli aletleri kurcalayıp pratikle birleştirince artık küçük tamirler yapmaya başladım. Bu sırada birer ikişer aldığım el aletleriyle de küçük bir takım çantası zaman içinde oluştu. 

İlerleyen dönemlerde ev ile ilgili tadilatlarda  "usta" denilen kişilerle haşır neşir olup çoğunlukla yaptığı kötü işçilik için para ödemeye başladıktan sonra evdeki küçük tamiratları da kendim yapmaya çalıştım. İnternette elektrikli ev aletlerinden sıhhi tesisata, elektrikten araba tamirine kadar aklınıza geldiğinden daha fazlasını Türkçe ya da yabancı kaynaklarda bulabilirsiniz. 

Sadece bir cesaret ile ilk adımı atmanız gerekmektedir.

Yukarıda takım çantamı ihtiyaç duyduğum malzemeleri alarak doldurduğumu söylemiştim. Sürekli yatağımın yanında duran ve aküsü kurumasın diye ayda 1 şarj ettiğim bir led fener vardı. Bim'den ya da A101'den birkaç yıl önce aldığım ama sayısız defa işime yarayan bu şarjlı led lamba kesintili, titreyerek yanmaya başladı. Kablolarında temassızlık olduğunu düşünerek içini açtım ve lehimlerin özelliğini yitirdiğini fark ettim. Çin malı bir lambada kaliteli bir işçilik beklemek abes olurdu. Fırsat bu fırsat takım çantama koymak için 1 adet iş görebilecek ucuz bir havya aldım. 

havya lehim makinesi

Artık havyamızı test edip şarjlı lambamızı eski haline döndürelim.

led lambaled lamba

Yukarıda gördüğünüz led lambanın vidalarını söküp devresine ulaşarak işe başlayalım.



Devreyi söküp inceleyerek bağlantıları kontrol edelim.

şarjlı led lamba

Yukarıdaki resimdeki anahtardaki bacağın lehim bağlantısı kopmuş ve ara ara temas etmekte, bu da lambanın titreyerek lambasına neden olacağından buradaki lehimleri tek tek kontrol ederek yeni havyamla lehimledim. 

şarjlı led devresi

Yukarıda alt tarafını gördüğünüz anahtarın lehimlerini tekrar kontrol ettikten sonra söktüğümüz sıranın tersi yönünde toplayalım. Topladıktan sonra denememizi yaptığımızda ilk günkü gibi ışıl ışıl çalışmaktadır. Uzun zaman boyumca bana yardımcı olmaya ve yatağımın kenarında durmaya devam edecek. 

şarjlı led lamba

Son olarak belirtmem gereken en  önemli şey topladıktan sonra dışarıda fazla parça kalmamasıdır. Bu prensiple aletlerin içini açıp kapatırsanız tamir edemeseniz bile daha büyük arızalara yol açmazsınız.

Bol tamirli günler...

6 Temmuz 2020 Pazartesi

Brownie Tadında Nefis Çatlak Kurabiye Tarifi

Tatlı krizine girip mutfağı alt üst ettiğimiz, kenarda kalan çikolatalara ya da bayat bisküvilere saldırdığımız çok olmuştur. Yine benzer bir tatlı krizinde mutfakta bir sey bulamayınca evdeki malzemelerle kolayca hazırlanabilecek tarif aramaya başladım. Hazırlama süresi 10 dakika olan ve 1 saat gibi kurabiyeler için kısa sayılabilecek sürede yiyebileceğim bir tarif bulup denedim. İlk denemede kıvamı istediğim gibi olmasa da tadı güzel kurabiyeler yiyebildim. İnternetten bulduğum tarifi düzenleyerek ikinci denemede brownie kıvamında dışı çıtır, içi ıslak ıslak kurabiye yiyebilmeyi başardım. 


Brownie Tadında Nefis Çatlak Kurabiye


Dilerseniz yazıyı uzatıp sizi sabırsızlandırmadan tarife ve yapım aşamalarına sırasıyla bakalım.

Brownie Tadında Nefis Çatlak Kurabiye Tarifi
  • 6 tepeleme yemek kaşığı un
  • 2 adet yumurta
  • 1 çimdik tuz
  • 4 tepeleme yemek kaşığı kakao
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • Yarım su bardağı pudra şekeri
Öncelikle 2 adet yumurtayı ve 1 çay bardağı toz şekeri şeker eriyinceye ve rengi beyazlaşana kadar çırpalım. Burada yumurtaların oda sıcaklığında olmasına dikkat edelim.

Brownie Tadında Nefis Çatlak Kurabiye


Brownie Tadında Nefis Çatlak Kurabiye

Sonra içine 1 çay bardağı sıvı yağ, 1 paket kabartma tozu, 1 paket vanilya ve 4 yemek kaşığı kakaoyu ve 4 yemek kaşığı unu ekleyip malzemeler karışana kadar karıştıralım. 
Brownie Tadında Nefis Çatlak Kurabiye


Bu işlemi kaşık ya da spatula ile yaparsanız daha kolay olur. Sonra azar azar kalan 2 yemek kaşığı unu da karıştırarak ekleyelim. Kaba ve kaşığa yapışan, brownie hamuruna ya da cıvık ekmek hamuruna benzer bir kıvam aldığını gördüğümüzde kurabiye hamurumuz hazır olmuş demektir. 

Yumurtanın büyüklüğüne göre tarifte yazandan 1 yemek kaşığı az ya da fazla un kullanabilirsiniz.

Şimdi bu hamuru en az 40 dakika buzdolabında dinlendirip şekil verebileceğimiz kıvama gelmesini bekleyelim.


Buzdolabından hamurumuzu çıkartır çıkartmaz fırını fanlı olarak 170°C'ye ayarlayalım. Hamurdan kaşıkla ceviz büyüklüğünde parça alıp kabaca yuvarladıktan sonra pudra şekeri ile her yerini kaplayalım. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine araları açık olacak şekilde dizelim. Bu tarif ile porsiyonlamanıza göre 15 ile 20 arasında kurabiye çıkmakta ve standart fırın tepsileri ile 1 tepsi yeterli olmaktadır.

Brownie Tadında Nefis Çatlak Kurabiye

Isıtılmış fırında 8 ile 10 dakika arasında piştikten sonra kurabiyeleri çıkartıp soğumaya bırakalım. 10 dakika dinlendirdikten sonra brownie tadındaki nefis çatlak kurabiyeler yemeye hazır.
Brownie Tadında Nefis Çatlak Kurabiye


NOT: Kurabiyeler çatlamaya başladıktan 3 dakika sonra fırından alırsanız içi kurumadan ıslak ıslak kalmaktadır.

Şimdiden afiyet olsun.

21 Haziran 2020 Pazar

Elektrik Neden Çarpar?

Bu yazıda Elektrik nedir?, Elektrik Çeşitleri Nelerdir?, Elektrik neden çarpar?, Her elektrik çarpmasında hayati risk taşır mıyız? gibi soruları elimden geldiğince basit bir dille anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle elektrik terimlerini en son okulda gördüyseniz aşağıdaki yazıyı anlamayı kolaylaştırmak için gerilim(voltaj), direnç, akım gibi terimlerin ne olduğunu anlatan yazımı buraya tıklayarak okumanızı öneririm.

Elektrik Nedir?


Elektrik ısı, ışık gibi bir enerji çeşitidir. Kısaca atomların üzerinde negatif yüklü elektronların bir kuvvetle toplanıp, sonrasında o sıkıştırılmış kuvvetten farklı şekillerde yararlanmamızı sağlamaktadır. Statik Elektrik ve Dinamik Elektrik şeklinde ikiye ayrılır.

Statik Elektrik Nedir? 


Hepimizin aklında en çok kalan ve sıklıkla kullandığımız terim şüphesiz statik elektriktir. Özellikle kış aylarında giydiğimiz kıyafetlerden dolayı bir yere dokunduğumuzda ya da birisiyle tokalaştığımızda çıkan sesi ve acıyı okurken dahi hissettiğinizi düşünüyorum. Sürtünmeden dolayı açığa çıkan bu enerji gerilim(voltaj) olarak yüksek olmasına karşın gücü çok düşük olduğundan üzerimizdeki etkisi küçük bir acıdan daha fazla değildir. Dolayısıyla bu statik elektrikle bir cihaz çalıştırmak mümkün değildir.

Dinamik Elektrik Nedir?

Dinamik elektrik ise bizim elektrikli cihazlarımızda, cep telefonlarında, trenlerde kullandığımız elektriktir. Rüzgar, güneş, hidro elektrik, nükleer gibi yöntemlerle elde edilen elektriği, ihtiyacımıza uygun şekilde gerilimi(voltajı) düzenleyerek kullanmaktayız. Burada karşımıza alternatif akım (AC (Alternating Current)), doğru akım (DC (Direct Current)) şeklinde iki terim daha çıkmaktadır. Fakat bunlar hakkında detaylı bilgiyi daha sonra paylaşacağım. Başlangıç olarak alternatif akımın depolamasının zor, iletimin daha kolay olduğunu ev ve işyerlerinde bundan dolayı alternatif akım kullanıldığını, doğru akımın iletimi zor fakat depolamasının kolay olmasından dolayı taşınabilir batarya ve elektrik depolama cihazlarında doğru akım kullanıldığını bilmemiz yeterlidir.

Elektrik Neden Çarpar?


Elektrik neden çarpar? sorusunu çevremizden sayısız defa duymuşuzdur. Yazının başında elektriğin bir enerji çeşidi olduğundan bahsetmiştim. Her türlü enerjinin fazlası vücudumuz üzerinde kalıcı hasar bırakabilir. Nasıl yüksek ısıya maruz kaldığımızda vücudumuzda hasar oluşuyorsa yüksek elektrik akımına maruz kaldığımızda da bize zarar verebilir. 


electric



Burada da en önemli unsur maruz kalınan enerjinin büyüklüğüdür. Bir tencere kaynar suyun üzerimize dökülmesiyle bir çay kaşığı kaynar suyun üzerimize dökülmesinin üzerimizdeki etkisi ne kadar farklı ise evdeki elektriğe çarpılmamız ile küçük bir akünün bizi çarpmasındaki etki farklı olacaktır. Bir de vücudumuzun dayanabileceği sıcaklık gibi (ılık suyla duş almamızın bize zarar vermemesi gibi) dayanabileceği elektrik akım sınırı vardır.

Şimdi elektriğin bizi nasıl çarptığını inceleyelim. Pil, lamba ve anahtarla yapılan deneyden yola çıkarsak lambanın yanması için pil ile lamba arasında kabloların bağlı olup devrenin tamamlanması gerekmektedir. İnsanı ortalama direnci 2000 ohm olan bir lamba gibi düşünebiliriz. Bizim üzerimizden akım geçerek bizi çarpması için devrenin tamamlanması gerekmektedir. Burada devreyi tamamlanması sadece kabloyla diğer kutba ya da nötr bağlantısıyla değil, toprakla da devreyi tamamlayabilir.

Burada elektriğin temel prensiplerinden birinden daha bahsetmek istiyorum. Elektrik akımı gideceği yolları direnci en küçük olanından fazla miktarda geçmek ister. Örnekle açıklamak istersek elektrik tellerine konan (iki bacağı telin üzerinde)  kuşlara elektrik bir önceki cümlede yazan prensipten dolayı çarpmaz. Elektrik kablosunun iç direnci çok düşük, kuşu bacakları arasındaki direnç yüksek olduğundan elektrik kuşun üzerinden geçmektense kablo üzerinden geçmektedir.

Bir de günlük yaşantımızdan örnek verelim. Lamba değiştirirken avizeye erişmek için plastik sandalye üzerine çıktığınızda o sırada yaşanabilecek küçük bir kaçakta elektrik devreyi sizin üzerinizden tamamlamayacaktır. Fakat demir bir sandalye üzerinde iseniz elektrik kazası sırasında demir sandalyeden dolayı üzerinizden toprağa doğru akım geçebilir.

Her Elektrik Çarpmasında Hayati Risk Yaşar Mıyız?


Yukarıda insanın dayanabileceği bir akım sınırından bahsetmiştim. Vücudumuz 0-10mA (0-0,01 Amper) arasındaki akımları hissetmez, 10-30mA (0,01-0,03 Amper) arası akımlarda acı ve kas kasılmaları meydana gelir. 30mA (0,03 Amper) ve üzeri akımlar insanda acı ve kas kasılmalarının yanında yanıklar meydana getirebilir kalp fonksiyonlarını durdurabilir kalıcı hasar ya da can kaybına neden olabilir.

Elektrik Akımının Vücudumuza Etkisi
Elektrik Akımının Vücudumuza Etkisi



Peki bu 30mA (0,03 Amper) sınır değeri ne demek? Bizim için ne anlam ifade etmektedir inceleyelim.

Gerilim(voltaj) = Akım Direnç                formülünü kısacası V = I X R 'yi hatırlayalım.

Gerilimin akım ve direnç değerlerinin çarpımına eşit olduğunu söyleyen fizik kuralıdır.
İnsan vücudundan geçebilen maksimum sınır değerin 30mA (0,03 Amper), iç direncinin ise 2000 ohm olarak kabul ettiğimizde;

Gerilim = 0,03 mA X 2000 ohm

Gerilim = 60 Volt buluruz. 

Buna göre 60 Volt'un üzerindeki her gerilim insan vücudunda kalıcı kasar bırakabilir.

Evlerde 220 Volt elektrik kullandığımızı düşünürsek evdeki elektrik risklerinin sonuçlarını daha iyi anlayabiliriz.

Elektrik Çarpmasından Nasıl Korunabiliriz?


Bu kadar elektriğin tehlikelerinden, üzerimizdeki etkisinden bahsetmemizin yeterli olduğunu düşünüyorum. Biraz da, Bu riskleri azaltmak için neler yapılmaktadır? Elektrik çarpmasından nasıl korunmalıyız? bunlardan bahsedelim.

Burada daha çok günlük hayatımızda, evlerimizde neler yapılabileceğinin üzerinde duracağım. 
  • Çok eski olmayan evlerde elektrik hattına ilave toprak hattı bulunur. Bu toprak hattı sayesinde kullandığınız çamaşır makinesi, ütü gibi elektrikli alet bozuk ve elektrik kaçırıyorsa elektrik üzerinizden değil, daha kolay yol olan toprak hattından gider.

topraklı priz
Topraklı Priz

  • Yeni yapılan elektrik mevzuatına göre yapılan evlerde Kaçak Akım Sigortası (Kaçak Akım Rölesi) bulunur. Bu sigorta, evin içindeki sigorta panosunun başında bulunur. Bu sigorta evin çektiği akım değerini, evde dolaştıktan sonra çıkan akım değeri ile karşılaştırarak bize zarar verebilen 30mA (0,03 Amper) değerinden fazla ise elektriği kesmektedir. Örneğin ütünüz elektrik kaçırdığında üzerinizde akım geçirmeye başlayacak fakat bu sigorta 30mA (0,03 Amper) fark gördüğünde elektriği keserek hayatınızı kurtarmaktadır.

kaçak akım sigortası (rölesi)
Kaçak Akım Sigortası (Rölesi)


NOT: Evinizde mevcut kaçak akım sigortası varsa tesisatınızın kalitesine göre bir süre sonra sürekli atmaya başlayabilir. Bunun nedeni tesisattaki kaçakların 30mA (0,03 Amper) değerinden daha fazla olmasıdır. Tamir için işin ehli olmayan ustalar geldiğinde ilk iş bu sigortayı iptal ederler ve tamir ettiklerini söylerler. Evinizdekilerin can sağlığı için sigortayı iptal ettirmek yerine tesisatınızı gözden geçirilmesini talep edin.
  • Kalan ve en önemli olan korunma yöntemi şüphesiz bilgimiz yok ise elektrik ile ilgili işleri yapmaya çalışmamaktır. Kırılmış ya da soyulmuş kablolu bir elektrikli eşyayı kullanmamak gerekmektedir. En basit görülen lamba değişiminde bile açma kapama anahtarının yanı sıra panodan elektriği kesip o şekilde çalışma yapılmalıdır.

Evimizde, iş yerlerimizde sokaklarda kısacağı gözümüzün gördüğü her yerde kullandığımız hatta cep telefonlarımız ve powerbank ile üzerimizde de taşıdığımız elektrik bu yazıdan sonra gözünüze farklı görünebilir. Umarım bu farkındalık günlük yaşantınızın bir parçası olur.











Nasıl İş Bulunur?

Bugün iş hayatında olan bir mühendis olarak iş bulma ile ilgili kendim uyguladığım yöntemleri paylaşmak istedim. İş hayatımda yedinci yılı g...